( Görsel uyarılar Avustralya'daki örneklerden yararlanılarak tarafımdan hazırlanmıştır. Kullanımı bila bedel serbesttir. Hatta ve hatta kullanımı, kaydedilmesi, dağıtılması, yayılmasının sağlanması, sabahları aç karnına birer kere bakılması özellikle rica olunur.)
Merhaba. Bu yazı, bir internet blogunda sigarayı bırakmak isteyip de bırakamayan ve bırakma yöntemleri soran, bıraktığı ilk dönemde tekrar başlamamak için yardım isteyen kişilere nacizane kendi yöntemlerimi ve başımdan geçenleri anlatmak için yazılmıştır. Bir kaç yıl önce sigaraya kurban verdiğimiz Dondurmacı Dede Fahrettin Şentürk'ün anısına da yazılmıştır. Ruhu şad olsun...
50 yaşındayım, 15 yaşımda başladığıma göre demek ki 35 yıldır, her gün 1 paket sigara içtim. Arada 6 aylık bir bırakma dönemim oldu. Daha sonra tekrar başladım.
Ama nasıl başlamak.. Sabah kalkıyorum, kahvaltı yapmadan, duş, traş derken işe gidene kadar 5 tane içiyorum aç karnına... Çocuklarım kızdı, eşim kızdı, gazetede, internette haberler okudum, filmler izledim, zararlarını, etkilerini, adım gibi biliyorum. Ama yine de bırakamadım şimdiye kadar...
Mesleğim bankacılıktı. Stresli bir işim olduğundan şimdiye kadar denemelerim hep başarısız oldu. Temmuz başında emekli oldum. 10 Ağustos 2007 sabahı başım yastıkta iken bir anda ilham geldi, "yahu ben bugün sigarayı bırakayım" dedim kendi kendime ve BIRAKTIM.
Ne yapıyorum? Sadece ve sadece spor yapıyorum. Ciğerlerimi zorluyorum, temiz havada kilometrelerce yürüyorum, koşuyorum, bisiklete biniyorum. İzmir Selçuk'tan Pamucak sahiline kadar olan mesafe 8 km. Bisiklete atlıyorum, 8 km gidip iki-üç kulaç atıyorum, tekrar geri dönüyorum. Kaşınmaya başladığımda, şeytan aklıma girmeye çalıştığında elimde ne varsa bırakıyorum, kendimi 3 km.lik koşu yoluna atıyorum. Temiz hava, oksijen, kendime geliyorum.
Ve Tanrıya dua ediyorum
" Allahım, beni sigarayla mücadelemde yalnız bırakma. Bu şeytana yenilmeme izin verme. Bana akıl, fikir verdin, aklımı fikrimi kullanmama yardım et. Bu zehirden kurtulayım.
Ve beni affet.
Yıllarca eşimin, çocuklarımın yanında bu zehiri içtim, onların ciğerlerinin de mahvolmasına sebep oldum.
Oğlumun -beni görerek, özenerek- sigaraya başlamasına vesile oldum.
Eşimi 24 yıldır, sigara izmariti gibi, kül tablası gibi kokan bir adamla hayatını paylaşmak zorunda bıraktım. Çoluğumun çocuğumun nafakasını sigara dumanına yatırdım. Sen beni affet...
Yalnız bana değil, diğer bırakmak isteyenlere de yardım et.. Onların da başarmasına yardımcı ol...
Bizi bu illete bulaştıranları, sigarayı üretip ondan kar sağlayanları, yıllarca sigaranın zararları konusunda gerçekleri saklayanları, milyarlarca doları cebine indirenleri de kahret, yaşarlarken ondurma, öldüklerinde de cehennemin en derin kuyusuna kabul et, oradan hiç çıkarma.."



Haydi çocuklar.. Haydi arkadaşlar... Ha gayret.. Yapabiliriz.. Bırakabiliriz... Söyledikleri zaman kızmayın : Gerçekten bu mereti içtiğimiz sürece BİZ İKİNCİ SINIF İNSANIZ...
Neden? Aklımızı, mantığımızı kullanmadığımız için... Yahu, bu meretin zararlarını her yerde anlatmıyorlar mı bize? Ne demeye hala içmeye devam edelim ki?
Neden? Aptal olduğumuz için... Sigara içmeyi marifet zannediyoruz. Stresi yeniyormuşuz, o olmadan yapamıyormuşuz, kendimizi daha erkek, daha seksi, daha zeki hissediyormuşuz.. Bağımlılığı yenemezmişiz.. Rakının, kahvenin, çayın yanında o olmadan olmazmış... Muhabbet onsuz olmazmış...
Neden "İkincisınıfinsan"ız? Bakar-Kör olduğumuz için... Hiç görmüyor musunuz çevrenizde kanserden ölenleri? Göğüs hastalıkları hastenesinde, yatağının başucundan çıkan hortumu bantlarla alnından getirip burnuna sokulmuş vaziyette, göğsü körük gibi ine çıka nefes almaya çalışan hastalarınız olmadı mı hiç? Ziyaret ettiğinizde iki nefes arasında size "yavrum, aman sigarayı bırak, içme, bulaşma.." diyen, bunu vasiyet ettikten sonra birkaç gün içinde ölen hastanız olmadı mı?
Neden "İkincisınıfinsan"ız? Çünkü biz Sigara Tekellerinin, kendi ülkelerindeki eğitimli, aydın insanların başkaldırısıyla, örgütlenmesiyle yasaklanan ve krizlere giren sigara üretimini ayağa kaldırabildiği geri kalmış 3.dünya ülkelerinde yaşayan insanlarız. Neme lazımcıyız.. Kaderciyiz.. Boşverciyiz.. Bize bişi olmaz abiciyiz.. Eğitimsiziz... Okumuş ama adam olamamışlarımız, ağzında sigarasıyla hastasına sigarayı bırakmasını söyleyen doktorlarımız, çocuklara örnek olması gerekirken Öğretmenler Odasını dumana boğan eğitimcilerimiz, çektikleri dizi filmlerde bir-iki sahne sigaranın zararını işlemeyi düşünmeyi bırakın, film kahramanlarına fosur fosur sigara içirttiren yapımcılarımız var bu ülkede... Örnekleri siz çoğaltabilirsiniz...
Evet... Haydi arkadaşlar... Bugün İKİNCİSINIFİNSAN'lıktan istifa edelim.. Ha gayret... Yapabiliriz.. Başarabiliriz... Biz bunun kölesi değiliz yahu... Biz insanız.. Düşünen varlıklarız biz... Düşünme yetisi verilmiş bize...
Düşünün... Allahın özene bezene yarattığı şu vücuda bakın... Milyarlarca hücre saat gibi çalışıyor şu anda.. Gözleriniz bu yazıyı okumak için çalışıyor, mercekler, göz kasları, retina hücreleri, göz sinirleri, beyindeki görme hücreleri hepsi birden saat gibi çalışıyor. Parmaklarınız maus üzerinde, tam gerektiği anda hareket edip, yazıyı aşağı kaydırıyor, gözle koordineli bir biçimde yazıyı kaydırmanızı sağlıyor. Bu arada beyin hücreleriniz fosfor saça saça kelimeleri anlamlandırmaya çalıyor.. Geri planda diğer tüm organlar fabrika gibi, saat gibi üzerlerine düşen görevleri yapmaya çalışıyorlar...
Peki siz ne yapıyorsunuz? Bu fabrikanın görevini yapmasına engel oluyorsunuz sigara içmekle... Ciğerleri, kanı zehirle dolduruyorsunuz. O kanı hücrelere gönderip tüm vücudun etkilenmesini, zehirlenmesini sağlıyorsunuz. Tıkır tıkır çalışan fabrikanın, saatin çalışmasını baltalıyorsunuz. Yani sorarım size, bu intihar değil midir? Aptallık değil midir? Allahın yarattığı sistemi öldürmek günahkarlık değil midir?
Evet… Haydi arkadaşlar… Bugün İKİNCİSINIFİNSAN'lıktan istifa edelim.. Ha gayret… Yapabiliriz.. Başarabiliriz… Biz bunun kölesi değiliz yahu… Biz insanız.. Düşünen varlıklarız biz… Düşünme yetisi verilmiş bize… Düşünelim..
Ve SİGARAYI BIRAKALIM...
